Mobil pazarlama son yıllarda, gelişen teknoloji, yaratıcı servisler, cep telefonu kullanımının yaygınlığı gibi sebeplerle markaların pazarlama ve reklam stratejilerine dahil oldu. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun verilerine göre, 2009 itibariyle Türkiye’de kayıtlı cep telefonu sayısı nüfusun neredeyse iki katına, 113 milyona ulaştı. Her an yanımızda olan bu teknolojik cihazlar gün geçtikçe sadece iletişim aracı olmaktan çıkıp birer reklam mecrası haline geldiler. Özellikle genç nüfusu hedefleyen markalar için dijital kanallar geleneksel mecralardan çok daha kıymetli olmaya başladı. Bu kitleye internet ve mobil platformdan ulaşmak televizyon, gazete, radyo gibi kanallardan ulaşmaktan çok daha basit, ucuz ve verimli hale geldi.
Mobilite, hedef kitleye lokasyon ve zaman aç›s›ndan istenilen şekilde ulaş›lmas›, ürüne ve reklama olan etkinin doğrudan ölçümlenebilmesi gibi önemli avantajlara sahip. Bu sayede marka yaptığı reklam harcamasının tam olarak ve sadece hedef kitlesine ulaşmasını sağlayabiliyor, ek olarak bu faaliyetin satış miktarlarına, pazar payına, marka algısına ne kadar katkısı olduğunu yüzdesel olarak ölçümleyebiliyor. Hedef kitleyi belirlerken, özellikle izinli pazarlama aktivitelerinde sadece yaş, cinsiyet, lokasyon gibi ana verileri değil, kişinin cep telefonu kullanım alışkanlıkları, hangi katma değerli servisleri sıklıkla kullandığı, hatta geçmiş mobil pazarlama kampanya katılımları incelenerek araba sahipliği ve annelik bilgisi gibi çok daha spesifik özelliklerini tahmin etmek bile mümkün. Bu da markalara nokta atışı yapma imkanı sağlıyor. Geleneksel mecralarda mümkün olmayan bu avantajlar sayesinde mobil, birçok marka için vazgeçilmez bir mecra oldu bile.
Bu mecrayı kullanmanın markalara sağladığı en önemli artılardan biri de kuşkusuz maliyet avantajı. Birim maliyetlerin TV, radyo gibi mecralara nazaran çok daha düşük olmasının yanı sıra, mass kitleye değil, sadece hedef kitleye ulaşma lüksüne sahip olmak markaların pazarlama bütçelerine ciddi katkılar sağlıyor. Bu avantaj özellikle kriz dönemlerinde markalar için cankurtaran oluyor. Örneğin; bir kadın giyim markası, TV’de kadın – erkek, genç – yaşlı herkese iletişim yapmaktansa sadece ilgili kitleye mobille ulaşabiliyor veya TV programlarına, hava durumu haberlerine sponsor olan markalar mobil bilgi paket ve servislerine aylık olarak sponsor olabiliyorlar. Bu sayede mobil ile markalar hem bütçe avantajı sağlıyor, hem de hedef kitlesine kriz döneminde bile kendisini hatırlatma şansı yakalıyor.
Mobil pazarlama sadece reklam alanında değil; kampanya alan›nda da pazarlama anlay›ş›na yeni bir boyut getirdi.
2008 yılı bitimiyle Türkiye’de 10’u aşkın farklı sektörde 200’ün üzerinde mobil kampanya ve reklam faaliyeti gerçekleştirildi ve 17 milyon tekil kullanıcı bu mobil reklam veya kampanyalara en az bir kez katıldı. Tüketicilerin bu yoğun ilgisi nedeniyle ilerleyen dönemlerde tüm markalar mobili en vazgeçilmez reklam mecrası olarak konumlandıracak gibi görünüyor.